"evet" dedim ben eririm:) .....falcı ismini nerden bildin!!!
"kedi getirdi bilmiyorum!!" haftasonu yazısının devamı...
......................................
Sonrasında ben baktım ki korkunun ecele faydası yok, çıkıyor her şekil insanın karşısına… Dişçimden aldığım ilk randevumu, sevgilimden ayrıldığım gün, acısını bastıran bir acıyla iptal etmiştim.
Bu ikincisi; çocukların arkasına saklanarak gizlenecektim ki yok olmadı. Korku beni bir yerde yakaladı. İyi de oldu hoop, derken doktorum bana yine gülerken bitti gitti. Sadece minik bir düzeltmeyle işim bitti.
Ne zamandır bu kadar huzurlu bir arkadaş topluluğu içinde olamamıştım. Zaten zor, Zehra öyle kolay bulunur gibi değil. buradan İstanbul’a gideceksin, projelerini elinden alacaksın sonra onu sımsıkı kucaklayarak; tatlılığına, içten samimiyetine sahip olacaksın. Sonra Turgay, Nilüfer, adaşım Sibel(bayılırım Sibellerle gezmeye, her gelenin ortada dilek dilemesine), Nilüfer, kuzen Hande, minik Burak bir de zor bulunan adam Ercan. Kadro müthişti; İzmir’de olan bizler bile pek bir araya gelemeyip de o gün bu kalabalığın, o işin gücün içinde toplanması güzeldi.
Bu kadar bayan bir araya gelir de bu işi lehine çevirecek bir bey rast gelmez mi, geldi.
Alsancak; alışveriş etmek, Kordon’da birer bira içmek dışında bir de kahve içene fal bizden promosyonuyla da bilinir oldu şu son birkaç yılda. Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde elinize tutuşturulan kağıtların çokluğuna baktığınızda ne kadar büyük bir sektör olduklarını görürsünüz. Her gün kendilerini burada işim münasebetiyle gördüğümden, kabalık etme ve gereğini gün gelip yerine getirme hakkımı kullanarak yan yan geçiyorum her defasında. Bir iki sert bakışımı da bildikleri için, 2.de mutlaka bir iltifat alıyorum bu münasebetle.
Arkadaşlarımın hoşuna gitmiş, bir kağıt ellerinde ara sokaklardan adresini bulduğumuz kafede bolca kaynattık, kahve içip, fal baktırdık. Bay bayan demeden bir memnun çıktık ki anlatamam kafeden ruhumuz okşandı orada.
Çok planlanmış az bulunur zamanlarda mutlaka bir terslik olur bazı kişilerin hayatında. Nitekim oldu, hem de tam kalbinden vurdu. Sonra bu değer bilinen insanlar arasında ki kalp bağı münasebetiyle bizi de vurdu. Akşam yemeğini yemek üzere sohbet de edebileceğimiz nezih bir mekanda karar kıldık. Bir nişanın davetsiz misafiri olduğumuzu nereden bilebilirdik.
Bir kalkma telaşı yaşansa da arkadaşımızın daha da mahçup duruma düşeceğini hissettim. Çünkü herhangi bir problem olmadığını söyleyen dudakları tebessüm ederken, elleri çırpma eylemiyle hırsla vuruyordu birbirine . 2,5 yıl süren birliktelik ve değerinden bir şey yitirmeyen bir adamdı evlenmeye karar veren. Sıkıcı olan ortamdan 1 saat sonra hışımla attık kendimizi. Ama oldukça da güldük bi ara; “ee bu kadar yaşı kemale ermiş vatandaş başka daha nelerle, kimlerle, ne biçimde karşılaşacak” geyiği aldı başını gitti.
Sahilde ıslanarak devam eden içki sohbetlerine mümkün olduğunca arabadan katıldım ben. Üzerime düşen bir damladan bile hasta olabilecek kadar nanemollayımdır da. “Erir misin!” “Şeker misin!” dediler, hiç gocunmam, kendimi biliyorum ben; “evet” dedim, “eririm”. Gerçekti, erirdim.
Nilüfer’e geldiğimizde en arka odayı seçtim en kuvvetli oradan duyulurmuş yağmurun sesi. Çıpçıp sesleri şıpırşıpırşıpır seslerine dönüştüğünde ben çoktan uykudaydım. Ama uyumamak için biraz direnerek, biraz da o sesin özlemini içimde hissederek…
Sonrası malum kedi. O kedi, Zehra’nın uyanmasıyla öğrendim ki; Nilüfer’in falan değilmiş komşununmuş, sabah Turgay odasının camını açınca kedi eve girmiş. Kedinin Zeroş’un yerine beni seçmiş olması ya deli yatmıyor olmam ya da canının kıymetini bilecek kadar akıllı olması. Böyle tebessümle kim karşılar ki sabah sabah yatağında bir kediyi. Bu arada Nilüfer de “duymasııın, amaan” demiştik ama, işte böyle… Sizin komşu kedi senin evdeydi.
Harika bir açık hava kahvaltısı yaptık, bi geçen hafta bi bu hafta. İyi oldu, havalar soğumadan son demler artık bunlar. Kahvaltı sonrası adaşıma baskına gittik ki(kendisi Kaymakam Bey'in sekreteri pazar günü bile çalışma peşinde). Hadi hadi dedik götür bizi şu meşhur falcına. Ama dedi, siz de sonra benimle kaymakamlığa. Evet bu hafta sonu bu ikinci fal ziyareti(planlasa insan gidemez herhalde böyle). Olur da inanmazsanız benim gibi oturun karşısına, okusun size hayatınızdakilerin bir bir isimlerini. Öyle öyle. Bana isim söyledi şak diye. Düşünmeden fincana bakmadan şak diye. Kadın devam etmek istese de bana isim söyledi ya ben dondum ve onu da durdurdum.
- durun durun bi dakika, duruuuun”
(kendisi de çok hızlı bakıyor ve bölünmesini istemiyor)
- efendim
- bir dakika yaa (suskunluk ben de bi süre ve salak bi gülümseme ile)
iyi de nasıl, nasıl bildiniz!!!
- Yanlış mı!!? (kendinden gayet emin ama bana şaşırarak) Yanlış mı!!?
- “Yok doğru da nasıl bildiniz!!” dedim ben gayet mahçup ve huzursuz bir korkuyla.
Elbette cevabı yoktu tebessümle devam etti ve “bugün çok da iyi değilim aslında yanıladabilirdim” dedi. Bunun mantıklı tek cevabı olabilirdi; masamız dinlenebilirdi, ki dikkatle düşündüm dinlense yine bilemezdi. Bahsetmemiştim ki!! Ya da “anneeeeeeeeeeeeeee”…
Pazar günü, üzerine bir de kaymakamlık makamında kaynattık ve Kaymakam Bey’e yakalanmadan Sibel’i ve Nilüfer’i Bornova Hükümet Konağı’nda bırakarak dışarıya çıkmıştık ki kalabalığı gördük boş alanda. Gençler vardı fazla kalabalık değillerdi topu topu 15-20 kişi; ellerinde büyük Türk bayraklarıyla bir hazırlık içerisindelerdi ve polisler vardı çevrede. Allah Allah dedim, acaba insanlar ne için yine hazırlıkta. Bir de Konak’ta bir araba da bayrak vardı gençler yarı bele kadar çıkmış “kahrolsun PKK, Türkiye, Türkiye…”

Allah Allah hiç böyle asker uğurlaması da görmemiştim., işte bu noktadayız artık demiştim ki!!! Ev de öğrendim pazar sabahının kötü haberini, kara kasveti, içime düşen huzursuzlukların yine bir örneğini, anaların kara günüydü yine, yine yinelerin başlangıcı olacağını bildiğim ülkem için insanlarım için bir gündü. Kötü, kasvetli, hep tekrarlanmasından korktuğum başı “yine” olacak diye bilerek, bildiğimden utandığım, yine mi diye şaşırmadan başımı öne eğenleri lanetle kınadığım bir akşamla… O günü bitiremedim.
Bitecek bile demek yetmiyor artık daha neler gelecek başımıza diye düşünmekten kendimi alamıyorum:(( Uzun süredir vatan topraklarım için duyduğum endişe her geçen gün daha da artıyor. Yüreklerin acısı artık görünür halde yanıyor, ortada yüzlerce şehit sayıları her gün daha da çoğalarak artıyor:(( Korkuyorum ve bu duygunun getireceklerini düşünmek bile istemiyorum.
Hepimizin başı sağolsun.
Sizde Yazın:) :: Arkadaşına Gönder!
9 yorum yazilmistir
2007-10-30 09:36:09 - ???
Yazan: aslıGüzelim,herşey yolunda demi??meraktayım..
güzel bir hafta diliyorum...
Sevgiyle...
Sibel : İyiyim iyiyim:)) Bilgisayarın başındayım ama yoğunum, tatilden yeni döndüm sadece;) Uğrayacağım sana merak etme tatlım, çok sağol:))))
Düzenleyen sibelbay gün: 30/10/2007 saat: 09:38
Bağlantı - -
2007-10-26 18:32:23 - :)
Yazan: yasamladanskedi iyi de getirmiş güzel yazılarından mahrum bırakmamış bizi..Beni kahve içmeye götürmüyor musun :)))darılırım bak..sevgiler.
Sibel : Peki, tamaaam zevkle:)) Ne zaman gidelim dersen gidiyoruz;))) Görüşmek üzere o zaman:))
Düzenleyen sibelbay gün: 27/10/2007 saat: 20:18
Bağlantı - -
2007-10-26 11:45:28 - ??
Yazan: SEKERPEMBEEE ALSANCAKTAKİ O YERİN BİR ADI ADRESİ YOKMU, YOKSA SADECE KENDİNE Mİ SAKLIYORSUN? BENİ KIBRIS ŞEHİTLERİNE GÖTÜRÜP KAĞIT TOPLATMA BAK:)))))))))))))))))))))))
KEDİ KISMINI TRANSİT GEÇTİM...
FALCILAR ŞAŞTIM? !!!
ZÜÜNTÜNĞÜ PAYLAŞTIM EN AZINDAN HABERİ DUYMADAN BİR PAZAR YAŞAMIŞSIN DİYEYİM SENİN ADINA... ACI ÇOK ACI...
BU HAFTA SONU PLAN YOKMU
SEVGİLİLER AYRILIP UNUTULMAK İÇİN VARDIRLAR BİZİM HAYATIMIZDA, ONLAR İÇİN AYRILDIKDAN SONRA SONRA OTURUP ACI ÇEKMEYE ZAMAN AYIRMAK ZAMANI İSRAF ETMEKTİR BENCE. HEMEN CECİK YENİ TUR YENİ ŞANS. CİDDİYİM BAK AMA... SALLA GİTSİN SENİ HAK ETMEMİŞKİ YANINDA DEĞİL ŞU AN, BELKİ O ZAMAN AMA ŞİMDİ DEĞİL
EE GELECEK ONSUZ OLACAK AMA İLLAKİ YANLIZ OLMAK ZORUNDA DEĞİL.
AŞIK OLMAYI SEV BECEREBİLİYORSUN,
AY YAZACAK ÇOK ŞEY VAR.. AMA HADDİMİ AŞMADAN ARADAN SIVIŞTIM
SEVGİLERİMLE
Sibel : Canım teşekkür ederim:) Yazmışsın iyi de yapmışsın fikrine saygım sonsuz elbette. Şu anda Eskişehirde'yim kardeşimin yanında ve işte yeni bir, yine bir hafta sonu:)) Sana da iyi hafta sonları şimdiden İzmir'de görüşmek üzere;) Sen gel de falcıya götürürüm ben seni; hem bu bahaneyle bir daha...!!!:)
Düzenleyen sibelbay gün: 26/10/2007 saat: 14:37
Bağlantı - -
2007-10-25 16:46:50 - :)
Yazan: Desertwind(Nalan)Haaa bu arada , burayi seven cok seviyor anladigim kadariyla, kendine has bir buyusu olsa gerek:)
Sibel : Hiç birşey benim kadar büyülü olamaz böööööööö HeHe:)) Öptüm canım, çok sağol:))
Düzenleyen sibelbay gün: 25/10/2007 saat: 16:56
Bağlantı - -
2007-10-25 16:23:50 - :)
Yazan: Desertwind(Nalan)Ben geldiiim:)Tokyo hakkindaki ilk fikirlerimi hemen ciziktirdim, garip bir yer burasi:)
Su falci neler soyledi , guzel seyler soylemis sanirim:)
Sibel : Canım hoşgeldin:)) Bu yorgunlukla bir de buralara gelip ziyaret etmene beni çok sevindim:) Öncelikle çok geçmiş olsun onların otlarından da 2 kaynatıp iç çanakta HeHe:))
Falcı süperdi güzel olan aslında beni şaşırtarak kadar her şeyi bilmesiydi;) Asıl bomba Kasım 5'den sonra bakalım HeHe:))
Düzenleyen sibelbay gün: 25/10/2007 saat: 16:39
Bağlantı - -
2007-10-25 09:54:26 - :)
Yazan: dropbydropne kadar uzuuun bir yazı; bir ordan bir burdan anlatmışsın...hayatı dolu dolu yaşamak da güzel...
Gerçi ben sakin bir hayatı yeğlerim :)
ve başımız sağolsun...
görüşmek üzere iyi tatiller sana :)
Sibel : Hafta sonunu yettiremedim ve hafta sonu yapmam gerekenleri hafta içi halletmeye çalıştım, e bir de yarın yokum iyice karıştım;)
Teşekkür ederim canım tatil dönüşü görüşmek üzere sevgiyle kal:)))
Düzenleyen sibelbay gün: 25/10/2007 saat: 09:57
Bağlantı - -
2007-10-24 16:58:27 - slmmm
Yazan: aslıGeldim,büyük bi keyifle gününe ortak oldum,gülümsemeyle gidiyorum:))
Sevgiyle...
Sibel : Hoşgeldin:)) Gülümsetmiş olmak güzel:)) Görüşürüz...
Düzenleyen sibelbay gün: 24/10/2007 saat: 17:00
Bağlantı - -
2007-10-24 11:27:26 - canım
Yazan: daadaİzmire geldiğimde eğer imkanını yaratıp görüşebilirsek bende merak ettim şu meşhur isimleri bahseden kişiyi ziyaret etmek isterim.Hepimizin başı SAĞOLSUN..:(
Sevgiler.
Sibel : Mutlaka:) Seninle görüşmeyi ben de isterim ve memnum olurum. Kahvemizi içmişken falımıza da baktırırız, sen gel:))
Düzenleyen sibelbay gün: 24/10/2007 saat: 11:37
Bağlantı - -
2007-10-23 18:01:28 - kedi eti yedi
Yazan: Zehrainsan bir günü bu kadar güzelmi anlatır
bütün olumsuzluklara rağman hayat devam ediyor acısı ile tatlısıyla, bazen kader devreye giriyor görmek istemediklerimizi gözümüzün içine sokuyor o zaman anlıyoruz yaşadıklarımız yaşanmalıymış ve bir gün bitebilirmiş biz o bitişlere takılı kalmaktan etrafımızı göremiyoruz.Her bitiş yeni başlangıçlar getirir ve umarım bizde o başlangıçları görürüz.
Bu arada bütün milletimizin başı sağolsun.Filler tepişir çimler ezilir bu oyunlara gelmeyelim.
Sibel : Zeroş'uum canım:)) Özledim seni, bu haftasonu da Eskişehir'i dört gözle bekliyorum. İnan özleniyorsun burada:((
Düzenleyen sibelbay gün: 23/10/2007 saat: 18:04
Bağlantı - -
