Küçük dünyama takılanlara fısıldadıklarım:)

her yaprağı kontrolle hayallerimi topladım, bayramımı kutladım.

     Merhaba sevgili blog arkadaşlarım, mail atıp da ulaşamadıklarım, cebi kapalı olup unuttuklarım, tüm arkadaşlarım, herkesin geçmiş bayramını tekrar ya da en baştan bir daha kutlarım.

     Bayram telaşı işte, biraz da hüzün vardı ya üzerimde ondan olsa gerek pek de sayfama bir şeyler yazamadım bayram öncesinde. Yazsam da kimseye dokunmayı istemedi pek içim. Anlayışınız için teşekkür ederim.

Bayramları, kutlamaları pek bi severim esasında. Bi kere tatil, tatil.  Yedi yıldır özel şirkette çalışan ve tüm akrabaları çook uzaklarda olan bana sorarsanız; bayram önce tatil demek ben de.

Bizim bayramlarımız hep böyle geçer biraz yalnız, biraz ailece. Kendimizden ve tatilimizden bölüp bölüp küçük ödünler vererek yollara atarsak kendimizi, ancak o zaman bir ödül gibi ya da çok çabaladın al sana hediyesi gibi şenlikle kutlanılabilir biz de. Gurbet işte böyle, yalnız biz bize.

Ama öyle ki bu bayram uğradığım yaşlı teyzelere de pek uğramadan ev içiyle uğraştım biraz, kendimi didikledim, minik minik kucakladım içimdeki sevgimi. Kendimi sevdim, daha bi sevdim. Biraz manyaklık var yok değil, işte bu bayram da bi güzel ortaya çıktı, memnunum. Yaşasın benim de bayramımdı geçen hafta böyle.

     Manisa’ya doğru giderken son kalan ağaçlarına baktım ormanın. Gözüm takılı kaldı yapraklarına, yanmayan son ağaçların. Korkmuştum 11 yıldır geçtiğim gözümün takılı kaldığı bu son izler de yandı mı acaba diye!!  Yanmayan bi orası kalmış; otobüs camının tam karşısında, yolun kenarında ağaçlar hala sıralı. Arkasına bakmadım bakmamak lazım bayram günü ardı sorumsuzluk, keskin bir yanık kokusu. Ben o kokuyu alırım seneler geçse de; o yapraklara hayallerimi asardım o yoldan öğrenciyken her geçtiğimde. Ucunda annem babam olan yola çıktığım da avuçlarımda tuttuğum ne varsa bir bir o dallara asardım ben. Sonrasın da bıraktıklarımın anlamını yitirdiğinden mi “yoksa bırakırmıydım” düşüncesi ya da avuçlarımın dopdoluluğunun bana onları aratmaması mı bilmem. Ben bıraktıklarımı tekrar hiç avuçlama gereği duymadım. İçim rahat, öyle yaşadım. Fark etmeden, fark etmeyi sevmeden. Mutlu olmaksa mutluydum ben elimdekilerle.

Özlemişim o yaprakları, bir bir aradım. Dalında ne varsa ne kaldıysa sorgulamadan topladım tek tek. Bıraktığım her şeyi, bu bayram yol alırken boynuma astım.

 

     Uzun zamandır böyle rahat kitap okuyamıyordum. Bunun rahatsızlığını da fazlasıyla duyuyordum içimde. Neden diye sorgulayarak aldığım sonuçlar sonrasın da kendime kızarak hep atıyordum elimden her kitabı.  Kafada bir takılmışlık vardı, o takıntı kendini okuttu hep bana sayfa sayfa. Ne görmek istediğim ne de alıp göz gezdirdiğim kitap bu değildi. Ona ait olmayan sayfalara hep kendini karıştırırdı. Rahat koltuk, yatağım... Yok olmadı yerde. Hiç takılmadan okuyamadım, aptal olurmuş insan sevince. İnanın buna doğru bu; çok oldu akıllanmayalı çok…

Yine ümitsizce elime kitabımı aldım ve daha 2. sayfa da kendime gelerek tebessüm ettim. Sanki okumayı yeni baştan öğrenmiş, hayal kurma güdülerim yeniden gündeme gelmişti. Bu hoşluk duygusuyla otobüsün karanlığın da bile devam ettim geçen zamana inat okumaya. Okudum, tuvalette bile yaşadım ohh bu coşkun duyguyu. Ben kitap okuyabiliyorum artık mekana gerek kalmadan, güç sarf etmeden huzurla.

İç huzurumu ortaya çıkaran Elif Şafak’ın “mahrem”i değildi ama bu güzel olayıma tanıklık ederek sündürmeden okuduğum en şanslı kitaptı. En beğendiğim yazarlardan birisidir Elif Şafak; benzetmeleri, bir cümlesi bir sayfa süren anlatımı ve bazen devrik cümleleriyle akıcılığı sağlayan diline bir kez daha hayran kaldım bu romanda. Ağzım açık, öylece, önüme ne gelirse yedim bayramda da bahaneyle.

 

Görmeye ve görülmeye dair bir roman Elif Şafak’ın deyimiyle ve bu da “mahrem”den sizlere;

                                        

gözbebeği: İnsanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.

Aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki aşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka “gözbebeğim!” diye hitap edilir.  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Sizde Yazın:) :: Arkadaşına Gönder!
9 yorum yazilmistir

2007-10-19 11:24:17 - :)

Yazan: dropbydrop
hoşgeldin... 29 Ekim'de p.tesi ye geliyormuş biliyor musun; o da tatil :D (çok mu kötüyüm ne?) İnşallah bizim şirket çalışacağız falan demez :D tatil o tatiiil....

O resimleri nasıl koyduğumu ben sana adım adım anlatacağım blog'da ama izninle yarın; ve sanırım öğleden sonra :) işten çıkınca yani inşallah :)

görüşmek üzereee :)

Sibel : Cuma ve Pazartesi günleri biz çalışanlar için önemli; joker niyetine;)) Ben şimdi Cumayı da kullanarak iyi halden azad edilmeyi bekliyorum HeHe:))
Ayrıca sana inanamıyorum bunu anlatman demek; şu anda ve her anda uğraşarak daha anca çözmeye başladığım şu programın eziyetinden beni kurtarman demektir. Bu da ohh başka işlerle uğraşabilirim demektir:)) Çok teşekkür ederim valla utandım. Ayrıca hafta sonu acele etme ben ancak Pazartesi ilgilenebilirim, hafta sonu misafirim var sizin oralardan:) Çok sağol tekrar heyecanla bekliyorum bu arada öptüüüm:))))

Düzenleyen sibelbay gün: 19/10/2007 saat: 11:47
Bağlantı - -

2007-10-19 09:41:14 - ama...

Yazan: isimsiz
Ama yok yeni bişeyler:(erkenmi geldim:) yine ugrarım ben...
Güzel bir hafta sonu diliyorum....gönlünce...

Sevgiyle...

Sibel : Yaa ben de yazmasam bugün de diyordum ama yazmak lazım galiba tembellik diz boyu bu ara;)) Şimdi slayt yapma derdindeyim ara ara onu kurcalıyorum. Görüşmek üzre...

Düzenleyen sibelbay gün: 19/10/2007 saat: 09:47
Bağlantı - -

2007-10-19 09:01:32 - BAKMADAN GEÇİYORUM

Yazan: SEKERPEMBE
SENİN SAYFANA GİRİNCE SOLA ODAKLANIYORUM SAĞ KÖŞEDEKİ RESME BAKMADAN GEÇİYORUM:)))
EVET BENİM HAYATIM ÇOK ZOR, CAMDAN BİLE BAKAMIYOR OLMAK BU ÜLKEDE YAŞAMAYI ÇOK ZORLAŞTIRIYOR ÇOK.
NEYSE YA
GÜZEL BİR HAFTA SONU DİLİYORUM
SEVGİLERİMLE

Sibel : HeHe yaa sabah sabah güldürdün beni deli kıızz:))) Ama haklısın böyle fobileri olan tanıdıklarım var. İşin zor biliyorum ve saygı duyuyorum ama başka kedi resmi koysam da etki aynı olacak dimi:(( Bu zor şartlara rağmen bana uğradığın için daha bi ayrıcalıklı hissettim bak şimdi kendimi;)) Canım benim görüşürüz...


Düzenleyen sibelbay gün: 19/10/2007 saat: 09:05
Bağlantı - -

2007-10-18 11:14:37 - slm..

Yazan: yasamladans
aşk insanın üstünü kaplayan bir örtü gibi sanki..SIyrıldığında uyandığın,üşüdüğün..ama sonra yeniden canlandığın hissetiğin şey önce soğukluk sonra güneş..

Sibel : Ne güzel ifade etmişsin:)) Büyük bi bağlılık, bağımlılık ve bitmesini kolay kolay isteyemeyeceğin kadar güzel bir şey:) Ancak bi annenin hissedebileceği kadar büyük bir sevgi ve duygu. Kolay bulunmaz, kimseye kolay hissedilmez ve kaybetmesi ölüm gibi bir şey ama yine de değer bir şey:)))

Düzenleyen sibelbay gün: 18/10/2007 saat: 11:24
Bağlantı - -

2007-10-18 10:46:08 - Merhaba

Yazan: daada
Uzun zamandır takip edemedim arkadaşlarımı.Yazılarını tekrar okuyabilmek benim için çok önemli.Çok hoş yazıyorsun.İlerde inşaallah kitaplarını okumak kısmet olur.Bunu hakediyorsun çünkü.Bende hak ediyorum ;)

Geçmiş bayramını bende kutlayayım hergünün her anın bayram coşkularıyla dolması dileklerimle.Önceki yazına yorum yazmak istemiyorum.Sen gerekeni düşünüyorsun yaşıyorsun zaten!
Sevgilerimle..Öpüldün..

Sibel : Merhaba, tekrar seni görmek güzel:)) Uzun zamandır yoktun, takip ettiğim kadarıyla fazla yazı da yazmıyordun!! Güzel düşüncelerin için çok teşekkür ederim. Böyle düşünüyor olman beni çok mutlu etti:)) Şimdi sana ziyarete geliyorum iyi ki geldin, hoşgeldin:)

Düzenleyen sibelbay gün: 18/10/2007 saat: 10:55
Bağlantı - -

2007-10-17 20:56:25 - Desertwind

Yazan: Desertwind
Ayrilik donemleri insanin yuregine bazi seylerin daha da derin yazilmasina sebep olan gunlerdir, acidir .Ilk sevgilimden ayrildigimda Barcelona'ya kacmistim ve her gun yemin ederim her gun sokaklarda aglamistim.Sonunda yaninda kalmaya gittigim arkadasim "O seni sevmiyor, anla artik!" diye bagirdiginda yuregim mengene ile sikildi zannetmistim.Sonra yavas yavas tedavi yontemleri buldum, seramige basladim, geceleri sayfalarca kitap okudum, kiz arkadaslarimi tekrar hatirladim...

Hersey geciyor, en buyuk ask acisi bile geciyor, gerci facebook'da onu gizli gizli takip ediyorsun ama kalbin o kadar da acimiyor artik:))

Sibel : Düşünerek karar verdiğim ve bu noktaya gelmesini biraz da istediğim için sınırları zorladım ve olması gereken şey oldu. İçimde bundan bi huzur var. Zamanın da düşünülen her şeyin, şimdi bana bir dönüşü var;) İçim huzurlu ve arada gözlerim dolsa da o da gözümün hakkı, bunu bekliyordum zaten. Ben senin kadar uzaklara kaçacak ne şansa ne de cesarete sahibim ama iyi gelirmiydi bilmiyorum:)) Uzağa kaçan bazılarına bakıyorum da yarıyor böyle ayrılıklar şahsa;)) Canım benim ince düşüncen ve beni yakınen hisseden yüreğine çok teşekkür ederim:) Görüşürüz Nalan'cım...


Düzenleyen sibelbay gün: 18/10/2007 saat: 00:01
Bağlantı - -

2007-10-17 11:32:28 - sibel...yeniden...

Yazan: angel
Özlemişim seni...yazınının sonunda bu kaldı aklımda...
İyi olmana sevindim:)herşey gönlünce olsun...

Sevgiyle...

Sibel : Ben arayı biraz açmışım galiba özür dilerim:(( Ama özlenmek güzelmiş, alıştırma sonra yazılara ara veririm bu duyguyla HeHe:))) Öpüyorum Aslıcım görüşmek üzere:)))

Düzenleyen sibelbay gün: 17/10/2007 saat: 11:50
Bağlantı - -

2007-10-17 01:48:42 - :)

Yazan: ebrucuk
ben de geç kalmış bir kutlamayla bayramını kutlayayım :))

öptüm seni ...Bu arada blogspot yorum larımı düzelttim artık oraya yazabilirsin farkında değildim :))

Sibel : Teşekkür ederim :)) Görüşmek üzere...

Düzenleyen sibelbay gün: 17/10/2007 saat: 08:44
Bağlantı - -

2007-10-16 00:20:34 - ...slm....

Yazan: muspar
Arkadaş bi yazı bu kadar mı güzel olur...
Otursan belki bi mahremde sen yazarsın...-İltifatımın doğruluk dereceliği tartışılmaz...Doğru değilse...ne iltifatım olur birine, ne de...(ne de si yok bu kadar:))-

Sevindim inan..Neye mi?Böyle yazılarını daha çok okuycam diye beliren iç sesime...
Görüşmek üzere...Sağlıcakla....Özlendin...

Sibel : Teşekkür ederim Mustafa. Çok şımardım yine çook HeHe:)) En yakın zamanda görüşeceğiz bildirilir;))


Düzenleyen sibelbay gün: 16/10/2007 saat: 08:42
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »