Küçük dünyama takılanlara fısıldadıklarım:)

kapılar açık her zaman, gitmesen!!

 

Annemi gönderdim Didim’e ve yine yalnızım.

TerTer ve ben

 

Kedimiz TerTeri sahiplenerek doğadan ayırmış olduğumuzun bilincindeyiz ve her ne kadar doktorumuz ‘kediler maması ve suyu olduğu sürece problemsiz yalnız kalabilir evde’ dese de; biz onun adına baştan karar vermiş olmanın bilincinde, kıyıp da bırakamıyoruz bir başına. Kışın eve bağlasa da bizi, yazın zorluğunu yaşamıyor değiliz bu durumun; birlikte evden çıkamaz olduk annemle. Bebek nasıl eve bağlar ve bir takım sorumluluklar gerektirirse bu da öyle. Bundan hemen hemen dört yıl önce de bu zorlukları bilmenin rahatlığı var içimde.

Bir Kasım akşamı eve gelen misafirimizin peşinde 2-3 duraklık bir mesafeyi katederek geldi bize, minik el kadardı. Apartmandan giremeyip kapıda kalışını anlatırken bizim misafir, o yolunu bulmuş bahçeden eve girmişti bile. Bir baktım “aaa bu o mu!!" Evet oydu. Cevabımı alamadan herkes bir elden sevmeye başladığında o çoktan anlamıştı bu eve ait olduğunu. Onun verdiği karar bizimkinden daha zordu. Dolu gözlerle biz kendimizden emin olmadan her bıraktığımızda sokağa, o kendinden emin ‘burası benim evim’ dedi her bakışında. O zamanlar çıkmayan sesiyle; ben duydum miyavladığını tüm gücüyle(bana öyle geldi çünkü 1 yıl sonra ilk kez miyavladı ve o gün bayramdı).

Saygılı bir ev arkadaşım olduğu için şanslıyım. Hani “kediler anlamaz” mantığıyla düşünenlere lafım, bizim veterinerimiz bile şaşkın. Asla kedilerce yenmez denilen sebze yemeklerine(her ne kadar vermemek için dirensek de), kestaneye bayılıyor bizden önce yemek için kuruluyor. Ne nerede yenir, saat kaçta kalkılır, kalkınca ilk nereye gider evin fertleri, apartmandaki ayak seslerinin sahibini iyi bilir. Türk sanat müziğine(özellikle canlı) bayılır. Başını okşarsan yemek yer yoksa son ana kadar direniyor gururuyla, hatasını bilir köpek gibi ve yatarak her hatasında özür diler her defasında. Bizim evin minik ferdi, benim ev arkadaşım. Yaa gülmeyin o benim küçük kardeşim.  Amacım onu kıyaslamak değildi başka cinslerle. Sadece kedilere duyulan önyargıyı silmekti kendimce.

Hani şu bencil denilen kedi şu an evde yalnız ve bahçe kapısı da açık. Her zaman çıkar ve hayvansal güdüleriyle o da tıslar, kelebek kovalar, yakaladığı böcekleri evde halının altına saklar benim temkinli kedim. O kapı hep açıktır ona; istedi geldi ve istediği zaman da gidebilmesi için.

 

Özgürlüğünü elinden almayıp güven vererek sevginizi sunup, karşılıksız sevdiğinizi hissettirdiğinizde sizin olana inanamazsınız. İçten gelen sevgiye dair her davranış kisiye geri döner ve sende ki bu güveni sever. Koşulsuz olarak sunuyorsan sevgini; sana beklediğinden fazlasını getirecektir hayat, bu yalnızlık olsa bile daha güçlü kıldığından, bu güven duygusuyla yaşarsın daha mutlu her an.

  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Sizde Yazın:) :: Arkadaşına Gönder!
8 yorum yazilmistir

2008-04-25 17:25:55 - oldukça güzel bir blog

Yazan: lmaster
merhaba,

blog sayfanız oldukça başarılı yakında sizi <a href="http://www.leothemaster.net">LeoTheMaster.Net</a>'de tanıtmak istiyorum sakıncası yoksa...

Umarım sizde LeoTheMaster.Net'i beğenip listeniz eklersiniz.

tşk ederim

leo
Bağlantı - -

2007-08-13 23:31:46 - Nilce

Yazan: nilce
Güzel ve beni gülümseten yorumunuza teşekkür ediyorum...
Yazınızı şimdi okuyamıyacağım ama yarın mutlaka okuyacağıma emin olabilirsiniz..
Ziyaretinize çok memnun kaldım yarına ertelemek istemedim teşekkürümü
Sevgilerimle

Sibel : Çok naziksiniz:) Bu ince düşünceniz için ben teşekkür ederim. Tekrar görüşmek üzere...:)


Düzenleyen sibelbay gün: 13/8/2007 saat: 23:53
Bağlantı - -

2007-08-13 14:28:35 - Benimde Var Tedimmmm:)

Yazan: Tatlicadica / aslı
Yazdıklarını okurken bazen kedime nasılda haksızlık yaptığımı anladım..biz malesef apartman dairesindeyiz ve ona açık bırakabileceğimiz bir kapımız yok..gerçi bir gece bizleri bırakıp gitmeyi deneyerek açık kapıdan çıkmış ve apartmanın kapısının orda merdiven altına sinmiş garip..korkmuş çıkamamış dışarı ertesi gün ablam bulup eve getirdiğinde küsmüştü bize.nasıl kapıyı açık bıraktınız dercesine...çok haklısın kediler herşeyi anlıyor..herşeyi biliyor..benim kedim "Bıcırık" dondurmaya,çikolataya ve kebaba bayılıyor..kestaneye dediğin gibi herkesten önce atlıyor..sanırım ortak özellikleri..kediler kestane sever...:) misafir geldiğindeyse küçük bir çocuğun anlamadığı şeyi anlar ve ayak altında dolaşmaz..herkes onların nankör olduğunu söyler..insanlar kadar olmasa gerekler...çok güzel bir yazıydı kedi sahibinin dilinden ancak başka bir kedi sahibi anlar sanırım... :)

Sibel : Yaa demek seninde var bi Bıcırığın:) Evin akıllı çocuğu onlar; eve gelen misafir çocuklarından daha iyi söz dinler ve özür diler:):)

Düzenleyen sibelbay gün: 13/8/2007 saat: 15:31
Bağlantı - -

2007-08-13 00:31:21 - http://blog.gazanya.com

Yazan: Gazanya
Yaş konusunda geç olup olmadığını bilmem fakat, kitap yazarsan imzalaman için göndereceğimi bilmeni isterim ;)

Sibel : Sayısal okumuş bir makinacı olarak, Türk Dili ve Edebiyatı'nda okuyan kardeşim ne derdi acaba!! Bunu da şu an düşünmeye başladıysam bu iş tamamm:):)

Düzenleyen sibelbay gün: 13/8/2007 saat: 00:52
Bağlantı - -

2007-08-11 11:58:50 - ...

Yazan: muspar
gidip kedi aldırcaksın bana sibel:))

Sibel : Niye olmasın Mustafa!! Zorlukları da belli ama yazdığım gibi:):)

Düzenleyen sibelbay gün: 11/8/2007 saat: 12:10
Bağlantı - -

2007-08-11 10:45:08 - sabah ziyareti :)

Yazan: doganca
Selamlar,ziyeretinize karşılık vermek için uğramıştım ama değişik bir blog görünce de kalakaldım.Kediniz çok tatlı gözüküyor,inanın bana yeri geliyor o hayvan ne de olsa diye küçümsediklerimiz bir insandan daha değerli olabiliyor.Hayatınızı bize yansıttığınız için de tşk ederiz,bu tür içimizdekileri yazmak bana daha hoş geliyor.Sevgiyle kalın...

Sibel : Merhaba. Bloğumu beğendiğiniz için ve ziyaretinize teşekkür ederim. Tekrar görüşmek üzere... :)

Düzenleyen sibelbay gün: 11/8/2007 saat: 12:09
Bağlantı - -

2007-08-11 02:02:39 - Roman yazmayı düşünüyor musun?

Yazan: Gazanya
Yazıların roman denemelerine benziyor. Yazar olmayı düşündün mü? Gerçi yaşını bilmiyoruz ama, hikaye tadında yazıyosun...


http://blog.gazanya.com

Sibel : Merhaba öncelikle ve güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim:) Burada yazmaya başlamadan çok önce(okul yıllarında) kağıtlar dolusu yazardım aklıma ne gelirse. Bu, bu hafta yazarlıkla ilgili aldığım 3. güzel yorum. Yaşım 29 bu arada, yazarlık denemelerim için geç mi? "Acaba!" demeden edemeyeceğim:):) Sevgiler...

Düzenleyen sibelbay gün: 11/8/2007 saat: 02:32
Bağlantı - -

2007-08-11 00:50:14 - www.edasuner.com

Yazan: eda suner
Ter Ter ne ilginç bir isim nereden aklına geldi tay tay gibi :) Annesiz günlerde aç kalma bari canımcım. Benim için Ter Ter'i mıncıkla

Sibel : Biz 3 müzmin bekar evde Teressa'yı uygun bulduk o akşam:) Sonrasında ismi kısaldı bir anda vee TerTer oldu. Edişş aç kalmamak için arkadaşların kapısına dayanıyorum her akşam. Tek başıma yemek yapıp yemek çok zevksiz:( Mıncık mıncık sevgiler bizden de HeHe :):)

Düzenleyen sibelbay gün: 11/8/2007 saat: 02:25
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »